17 kişi kendisini tutuyor, 18 arkadaşı var.


21.09.1955 doğumlu, 52 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul. mimar,şair,yazar...falan olarak çalışıyor.

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. istanbul

    istanbul

    4248 üyesi var. üyelik serbest.
  2. gece uyumayanlar

    gece uyumayanlar

    3568 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  3. yeraltı edebiyatı

    yeraltı edebiyatı

    1837 üyesi var. üyelik serbest.
  4. edebiyat

    edebiyat

    1413 üyesi var. üyelik serbest.
  5. psikoloji

    psikoloji

    875 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  6. kadın

    kadın

    743 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  7. şiir

    şiir

    608 üyesi var. üyelik serbest.
  8. çocuk pornosuna hayır

    çocuk pornosuna hayır

    365 üyesi var. üyelik serbest.
  9. kütüphane

    kütüphane

    162 üyesi var. üyelik serbest.
  10. Küçük Şeyler

    Küçük Şeyler

    212 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.

sallican panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

Açarken yüreğini hanımeli, naz gözlerde
Bahar söylemlerine nazır kuşlar ağlamaklı…

Yorgun yüreklerde bir avuç mutluluk misali
Yüz görümlerinde konfeti uçuşundayken sevda
Yayar gönül sahile aşk kokularını
Dolanır tene gün karası öpüşmeler

Ahir devirlerin tedirgin nazarlarında
Cenevizli bir yosma sallar Galatayı
Çağlar sahnede gece vurgunu Eleni
Yayılır derin bir fasıl Beyoğlu kaldırımlarından

Düşer Hisardan bin ah yakamoz boylarına
Küser Emirgan nazende süzülüşlere

Çakarken her gece fenerlerinde arzu
Menevişlenir Poyrazköyde öyküler
İner serzenişler sığısına kumsalın
Yalar deniz, bungalov tütsülerinde mehtabı

Ağıt sarar her yanını devranın
Girer suskunluğuna kastanyet
Bir matador haşmetine sığınır
Bakire, flamengo nağmeleri…

Göz bebeği çığlıklarında
Oynak halay ahestelerindeyken
Ihlamur gülüşlü yar

Aşk yağar geceye usulca
Ten susturur ayazı

Filize tutar göğüsleri zamanın
Düş sağar geceye sevda…

FaallCoomredhouse   10 Nisan 2008 04:00  

HEDİYE ŞARKI İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. HEPİMİZE İYİ DİNLEMELER.

sallican   08 Nisan 2008 23:10  

gozunuz aydın:))))))

emrecehayat   03 Nisan 2008 18:55  

yine yoksun diye düşmanım her güne diyorum ne diycem ya boş boş karalıorum ) çav çav

Lustral3661   02 Nisan 2008 21:23  

emrecehayat   02 Nisan 2008 11:16  

Rica ederim hocam :) ...

Kardeşçe bir özen dolu, gülümsemenin ardında,
Nefret eder, iktidar diyalektiğinin kurbanı gazete okurundan.

"Demokrasi"ye çağırır hep göz kırparaktan.
Yalnızca nefret eder insanın bedensel zevklerinden,
Hiç unutmaz yiyip yiyip çiftleşenleri,
Tümünün boğazını kesivermektir derdi.
Genel öfkeyi durdurmak için önerisi: dans ve garden-parti.

"Kültür!" der "Sanat!" der, ama bunlarda gördüğü
Bir sirktir, ne fazlası ne eksiği.

Tamamen tükenmiştir, bitmiştir.

Uykusunda ya da ameliyat masasında, "Tanrım, ah Tanrım!" der
Kendisini Mithra ile İsa'ya tapınmayı birleştiren Romalı gibi görür.
Eski inançlara bağlıdır hâlâ bağlıdır, bazen de kendini şeytanın elinde sanır.
Geçmişe saldırırsa da istemez tümden yıkılmasını,
Korkar kafasına başka dayanak bulamamaktan.
İskambili, satrancı, en çok da kendiyle tartışmayı sever.

Bir eli Marx'ın yazılarının üstündedir, ama gizlice İncil okur.
Tükenmiş kilise ayinlerini alaycı gözle izler.
Dekoru: At eti rengi yıkılmış bir kent.
Elinde: Ayaklanmada öldürülmüş bir "faşist" oğlanın not defteri.

Şiir: Czeslaw Milosz: Yirminci Yüzyılın Portresi

Ercestbeau   27 Mart 2008 13:17  

cahit koytak şiiri içinözellikleteşekkür ederim.

sallican   26 Mart 2008 19:43  

Yataktan doğruldu:
1-Tekrar yattı ve önce evden çıkma telaşını yaşamadı sonra otobüs bulma telaşını yaşamadı. İşe başlama stresi ise ancak kâbuslarında kaldı. Bu arada tekrar yatmakla ne mi kaçırdı? Şu ana kadar yaşadıklarını…
2-Alarmını 10 dakika sonraya kurdu ve 10 dakika daha uyudu. Ne mi oldu? On dakikalık zaman kazanmak için daha hızlı hareket etmesi gerekti. Evet, daha hızlı hareket etti. Ne mi oldu? Kahvaltıyı yapamadı…
3-Anında yataktan kalktı ve önce banyo sonra mutfak ziyaretlerini gerçekleştirdi. Dış kapıyı açtı, ayakkabılarını giydi. Otobüs durağı sakindi. Otobüs beş dakikalık bekleme maratonundan sonra geldi. Bu beş dakika ne anlamsızdı, o da yoktu. Acaba o 1’i mi 2’yi mi seçmişti. Başka ne olabilirdi ki? İş yerinde sorarım diye düşündü. İş yerine geldiğinde, o yoktu. Ne mi oldu? O zaten hiç olmamıştı…
SONRA: Uyanmazsak yaşayamayız, hayal edemeyiz… Dedi; o ona…

Uyku adlı eserinden Necat Dilaver ...

Ercestbeau   26 Mart 2008 17:38  

“öleceğim, efendim

bir gün mutlaka öleceğim

ama beşkırkbeş vapuru

- kim durdurabilir onu -

beşkırkbeşte kalkacak yine

biraz sıkışır mısınız

günahlarım

tövbelerim sadakalarım

heveslerim erdemlerim başarılarım

kağıtlarım muskalarım

madalyalarım

traşlı fotoğraflarım traşsız

fotoğraflarım

ruhum cesedim gözyaşlarım

burda büyüğüm burda küçüğüm

burda büyüğüm

buraya sığarım buraya

sığarım buraya sığarım

biraz sıkışır mısınız biraz

sıkışır mısınız

biraz

sıkı

şır

n

ı

z”

"Cahit Koytak "

Ercestbeau   20 Mart 2008 20:16  

Hocam burdamısınız :0) , hoşgeldiniz sizde :) ...

Ercestbeau   20 Mart 2008 20:16  

BLOG sallican rss kaynağı

adresi: http://sallican.sosyomat.com/blog


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ